
Resmin Ötesinde Ne Var? Metaforik Bir Kartı Okumanın Beş Yolu
Metaforik bir kart genellikle yalnızca tek bir anı gösterir. Bir kedi kapının önünde durur. Bir insan denize bakar. Bir merdiven bulutların arasında kaybolur. Bir kayık karanlık bir kıyının yanından geçer.
Sahneyi görürüz, fakat onun hakkında neredeyse hiçbir şey bilmeyiz. Bu karakterler kimdir? Buraya nasıl geldiler? Neden tam bu anda durdular? Yakınlarında olup da kadraja girmeyen ne var?
Bu tür resimleri ilginç yapan da budur. Tamamlanmış bir hikâyeden çok, bir anlatıdan koparılmış bir sayfaya benzerler. Resim birkaç ayrıntı sunar; geri kalan her şeyi bizim tamamlamamız gerekir.
Gizli ve tek bir doğru anlam aramak ya da resmi hemen kendi hayatımız üzerinden açıklamak gerekmez. Bazen ona küçük bir hikâyenin başlangıcı gibi bakmak yeterlidir.
İşte bunu yapmanın beş yolu.
1. Bir dakika önce ne olduğunu hayal edin
Karta bakın ve sahneyi zihninizde biraz geriye sarın.
Karakter bu anda bulunmadan önce ne yapıyordu? Yeni mi geldi, yoksa gitmek üzere mi? Biri onu çağırdı mı? Bir şey mi buldu, kaybetti ya da tesadüfen mi fark etti?
Kartta kapalı bir kapının önünde duran bir kedi varsa, belki bir dakika önce kapının arkasından bir ses duydu. Ya da kapıyı bizzat kendisi kapattı ve şimdi oraya neden geldiğini hatırlamaya çalışıyor.
Zamandaki küçük bir değişiklik bile hareketsiz bir resmi eyleme dönüştürür.
Şunu sorabilirsiniz:
Son bir dakika içinde sahnede ne değişti?
Açıklamanın gerçekçi olması gerekmez. İlk fikir ne kadar tuhafsa, hikâye de o kadar ilginç olabilir.
2. Karakterin ne sakladığına karar verin
Resimdeki karakterin izleyicinin bilmediği bir sırrı olabilir.
Belki cebinde bir şey saklıyordur. Olanların gerçek nedenini biliyordur. Sakin görünmeye çalışıyordur. Gelmemesi gereken birini bekliyordur. Ya da önemsiz fakat komik bir şeyi gizliyordur.
Sırrın dramatik olması gerekmez. Çatıdaki küçük bir kedi aşağı inmekten korktuğunu saklıyor olabilir. Büyük bir bavul taşıyan yolcunun bavulunda yalnızca bir turta bulunabilir. Bir büyücü ihtiyaç duyduğu büyüyü unutmuş olabilir.
Şu cümleyi tamamlamayı deneyin:
Bu resimde hiç kimse şunu bilmiyor…
Böylece karakterin bir iç dünyası, sahnenin de ikinci bir katmanı oluşur.
3. Kadrajın dışına bakın
Her resmin sınırları vardır. Sanatçı mekânın yalnızca bir bölümünü göstermiştir, fakat sahnenin dünyası bu sınırların dışında devam ediyor gibidir.
Sağda, solda, yukarıda ya da izleyicinin arkasında ne var? Karakteri kim gözlüyor? Yol nereye gidiyor? Pencerede yansıyıp da görünmeyen şey ne?
Bazen hayal edilen tek bir ayrıntı resmin bütün anlamını değiştirir.
Kedi boş bir sokağa değil, karta sığmayan büyük bir geçit törenine bakıyor olabilir. Sakin denizin arkasında gürültülü bir şehir bulunabilir. Kapının ardında gizli bir oda değil, birinin kaşık düşürdüğü sıradan bir mutfak olabilir.
Resmi zihninizde iki katına kadar genişletin.
Kenarlarının dışında ilk olarak ne beliriyor?
Bu yöntem özellikle karakterin bir yana baktığı veya yolun kadrajın kenarında kesildiği resimlerde iyi çalışır.
4. Sonra ne olacağını düşünün
Şimdi zamanda ileri gidin.
Bir dakika sonra ne olacak? Peki ya bir saat sonra? Karakter bir adım atacak mı, fikrini mi değiştirecek, biriyle mi karşılaşacak ya da her şeyi yanlış anladığını mı fark edecek?
Birkaç farklı devam hikâyesi düşünebilirsiniz:
- en olası olanı;
- en tuhaf olanı;
- en komik olanı;
- en sıcak ve huzurlu olanı;
- hikâyenin türünü tamamen değiştiren olanı.
Karanlık bir adanın yanındaki kayık kıyıya yanaşabilir. Yoluna devam edebilir. Devasa bir küvette yüzen oyuncak bir tekne olduğu ortaya çıkabilir. Ada da uyuyan bir balinanın sırtı olabilir.
Metaforik bir kart ciddi kalmak zorunda değildir. Bir masala, gizem öyküsüne, komediye, yolculuk hikâyesine veya birkaç satırlık absürt bir fantastiğe dönüşebilir.
Soru basittir:
Hangi olay resmi canlandırırdı?
5. Hikâyeye bir isim verin
Başlık, sahnenin hangi yorumunu oluşturmaya başladığınızı fark etmenize yardımcı olur.
Aynı resme tamamen farklı adlar verilebilir:
- “Son Kapı”
- “Anahtarlarını Yine Unutan Kedi”
- “Yağmur Gelmeden Önce”
- “Kimsenin Misafir Beklemediği Yer”
- “Mucizeden Üç Dakika Önce”
İlk başlık sahneyi tedirgin edici, ikincisi komik, üçüncüsü ise sakin gösterebilir. Resim değişmemiştir, ancak hikâye artık farklıdır.
Üç başlık üretmeyi deneyin:
- ciddi bir başlık;
- masalsı bir başlık;
- saçma bir başlık.
Genellikle bunlardan biri beklenmedik biçimde resme çok yakışır.
Cevap aramak yerine hikâye kurmak
Bu beş yöntemi ayrı ayrı kullanabilir veya küçük bir hikâyede birleştirebilirsiniz:
- Bir dakika önce karakter bir ses duydu.
- Bir mektup saklıyor.
- Kadrajın dışında biri yaklaşıyor.
- Bir dakika sonra kapı açılacak.
- Hikâyenin adı “Yüz Yıl Geç Gelen Mesaj”.
Bu yorumun sanatçının asıl niyetiyle örtüşüp örtüşmediği önemli değildir. Metaforik kartı ilginç yapan şey, resmin çizilmiş olanlarla sınırlı kalmamasıdır.
Başka biri aynı sahnede bambaşka bir hikâye görebilir. Siz de karta bir hafta sonra yeniden bakıp farklı bir devam düşünebilirsiniz.
Bu bir hata değildir ve tek bir kesin anlam seçmek gerekmez. Resim aynı kalır, fakat dikkatiniz her seferinde başka bir ayrıntıya takılır.
Bazen karakteri fark ederiz. Bazen arka planı. Bazen de olanlardan çok, resimde açıkça eksik olan şey ilgimizi çeker.
Tek kartla küçük bir oyun
Bir kart seçin ve başkalarının yorumlarını okumak için acele etmeyin. Ona bilinmeyen bir filmden alınmış bir kare gibi bakın.
Beş soruyu yanıtlayın:
- Bir dakika önce ne oldu?
- Karakter ne saklıyor?
- Resmin dışında ne var?
- Sonra ne olacak?
- Bu hikâyenin adı ne?
Cevaplar yalnızca birer cümle olabilir. Onları yazabilir, yüksek sesle anlatabilir ya da yalnızca zihninizde canlandırabilirsiniz.
İlk hikâye fazla açık görünüyorsa tamamen farklı bir havaya sahip ikinci bir hikâye oluşturun.
Aynı orman önce bir kaçış yeri, sonra bir piknik alanı olsun. Gizemli siluet bir hayalet değil, kayıp şapkasını arayan bir komşu çıksın.
Metaforik bir kart seçMetaforik bir kartın sizi açıklaması, tavsiye vermesi veya önemli bir sonuca ulaştırması gerekmez. Bazen yalnızca birkaç saniye önce var olmayan bir hikâyeye açılan kapı olabilir.


